SOSYAL GİRİŞİMCİLİK

“Dünya bütün olarak ilerlese de gençlik, her seferinde yeniden başlamak ve birey olarak dünya kültürünü keşfetmek zorundadır.”

Günümüz dünyası her gün artan sosyal sorunlar ile boğuşmaktadır. Ani sorunlar gibi doğal afetler ya da terörist saldırılar dışında, yoksulluk, işsizlik, salgın hastalıklar, çevre sorunları, insan hakları gibi birçok alanda süreklilik arz eden sorunlar çözüm beklemektedir. Bu gibi sorunlar sadece belirli bir sektörün tekelinde görülüp tek bir sektörce çözümü mümkün olabilecek sorunlar değildir. Böylesi büyük sorunlar için devlet, özel sektör ve sivil toplum örgütleri işbirliğiyle çözümler üretip birlikte çalışmalıdır. Devlet ve özel sektörün arasında görülen sivil toplum örgütlerinin uygulamaları, sözü edilen bu sosyal sorunlara karşı oluşturulan önemli çözümler olarak görülmekte ve tüm bunlara rağmen sorunlara sosyal girişimcilerden yeni çözümler beklemektedir.

Sosyal girişimciler, dünyanın giderek artan sosyal sorunlarına yenilikçi bakış açısıyla çözüm üreterek, kurdukları sosyal girişimlerle, toplumsal faydası olan pek çok faaliyetin altında imzası olan kişilerdir. Hiç şüphe yok ki sosyal girişimci kavramına yönelik onlarca tanımlama yapılabilir. “Sosyal girişimci” teriminin kapsamı “sosyal” ve “girişimci” kavramlarının anlamlarını içerir.  Sosyal girişimci kimdir? Sorusunu anlamlandırmada kolaylık sağlayacağını düşündüğümüzden bu iki kavramı ele alalım.

 

En açık tanımıyla; Girişimci ihtiyaç ve fırsatları görüp bunlara uygun yaratıcı çözümler üretir.  İnsan ihtiyaçlarını karşılamak üzere yenilikçi bir anlayışla fikirler geliştirir. Bir işi ya da fikri soyut hâlden alıp somut şekle dönüştüren yani fikri eyleme geçiren kişidir. Risk alır ve bu riskin sonuçlarına katlanır. Başarılı girişimciler, çalıştıkları alanı temelden değiştirirler. Bir bilgisayar sanayinin önderi olarak kabul edilen Steve Jobs ve otomobil üreticisi Ford Motor Company’nin kurucusu  Henry Martin Ford, günümüzden ve tarihten böylesi başarılı girişimcilere örnek verilebilir. Girişimci, yenilikçi faaliyetler için gerekli olan kaynakları bir araya getirerek onları organize eden kişidir.  Aynı zamanda “girişimci” kavramı; bireysel, ekonomik ve finansal yapıya odaklı bir anlam da içerir.

 

“Sosyal” diğer adıyla “toplumsal” kavramı, topluma ait olanı, toplumla ilgili olanı ifade eder. “sosyal” kavramı ekonomik olmayan bir anlam içerir. Sosyal girişimci, sosyal gereksinimlere yönelik yenilikçi girişimlerde bulunan, kâr elde etmekten çok insanlara yardım etmeyi amaçlayan kişi olarak tanımlanabilir. Sosyal girişimci, girişimcilik yaklaşımlarını toplumsal sorunların çözümüne uyarlar. Çevre sorunları, insan hakları, kalkınma gibi çeşitli sosyal sorunların çözümüne yönelik yaratıcı ve sistematik çözümler geliştirir.

Çeşitli statüdeki bireyler –örneğin öğrenci, akademisyen, doktor, polis, öğretmen, bürokrat vb.– sosyal girişimci sıfatıyla kendi alanlarında toplumsal fayda sağlayan “yenilikçi” davranış ve yaklaşımları kolaylıkla geliştirebilir. Yeter ki sosyal girişimci, toplumda yaşanan bir sorun olduğunu fark ederek yenilikçi bir çözüm üretmek için istekli olsun…

Bir sosyal girişimcinin motivasyonu içten yani istekli oluşundan gelir.  Sosyal girişimci için önemli olan, faaliyet göstereceği toplumun yapısına özgü yenilikçi çözümler üretilmesidir. Bunun içinde bir sosyal girişimcinin, ileri görüşlü olması en önemlisi de olaylara daima olumlu yaklaşması, sosyolojik bakış açısını geliştirmesi önem arz eder. Zira, sosyolojik bakış açısı, bir sosyal girişimci için toplumla ilgili bir sorunun tespitinden tutunda başarı ya da başarısızlıkla sonuçlandırmasına kadar etki eder.

Sosyal girişimciler, toplumsal anlamda çok önemli görevler gerçekleştirirler. Örneğin; açlık ya da yoksulluk, çevre kirliliği, kuraklık, çocuk ve gençlerde akademik eğitimin yarım bırakılması, ayrımcılık, sosyal dışlanmışlığa maruz kişilerin üretime dâhil edilmesi, risk altındaki grupların hallerinin iyileştirilmesi gibi sorunların çözümüne adanmış hizmetler yürütürler. Bu hizmetlerde bireysel çıkar sağlama -ki bu çıkarlara bireysel itibar kazanmak ya da kişisel ticari kâr elde etmek dâhildir- kaygılara yer yoktur. Sosyal girişimcinin amacı toplum ve insanlık yararına sosyal fayda, sosyal değer üretmektir.

Sosyal girişimci; sosyal etki, girişimcilik, yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve büyümeyi temel alarak yoksulluktan sağlığa, çevreden insan haklarına kadar birçok konuda, bir problemden veya bir ihtiyaçtan yola çıkarak uzun dönemli projeler gerçekleştiren, sürdüren ve sosyal dönüşümü sağlayan kişilere verilen isimdir.

Sosyal girişimciliği, herhangi bir sosyal faaliyetten ayıran 4 temel bileşen mevcuttur.

– Sosyal Etki Yaratma

– Sosyal Etki Yaratacak Fırsatları Görme

– Yenilikçi Olma (İnovasyon)

– Kaynak Yaratma Ve Sürdürülebilir Olma

Öte yandan Sosyal girişimciliğin toplumsal değişimde dinamo işlevi gören bu vizyonu ekonomik anlamadaki “bireysel kâr sağlama” düşüncesine de yenilikçi bir bakış açısı getiriyor. Bugün pek çok girişimci tarafından ticari girişimlere (kâr amacı güden girişimlere) alternatif olarak sosyal girişimcilik tercih edilir hale geldi. Bu açıdan bir değerlendirmeyle; yüzlerce yıllık tarih boyunca varlığını sürdüren geleneksel ekonominin ticarete bakış açısını, ticari örgütlenme şeklini “sosyal girişimcilik” değiştirecek gibi göründüğünü söylemek; Sosyal girişimcilik modeli için demokratikleşmeyi, toplumsal refahı, ekonomik kalkınmayı sağlamada hâkim bir “yöntem” olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söylemek çok mu iddialı olur? Bizce olmaz…

Bugüne kadar rapor edilen sosyal girişimcilik vaka çalışmalarında “sosyal misyonun” ağır bastığı görülmektedir. Ancak bazı sosyal girişimcilik faaliyetlerinde, sorunun gerek çözümü gerekse kalıcılığının sürdürülebilmesi için gönüllülük esasına uygun olarak örgütlenmenin yanı sıra maaşlı örgütlenme gerekebilir. Bu durumda sosyal girişimcilik kapsamında ekonomik gelir sağlayan faaliyetler yürütülebilir. Bu noktada çok önemli olan husus gelirin tamamının yine sosyal fayda olarak harcanmasıdır.

Özetle, sosyal girişimcilik kapsamında, toplumsal bir sorun ekonomik çözüm getirmeyi gerektiriyorsa; sosyal girişimci kişi ya da kuruluş bu gerekliliği yerine getirirken ekonomik faaliyet yürütebilir. Tabii elde edilen ekonomik kazancın tamamının yine sosyal girişimcilik kapsamında harcanması şartıyla! Sosyal girişimcilik kapsamın da ekonomik anlamda elde edilen kâr yine toplumsal bir sorunu çözümlemek için kullanılır. Yani ekonomik kazancın amaç değil “araç” olarak kullanılması söz konusudur.